Tesbih tanelerigibi savrulmuşlar Yurdun her bir tarafına. Acı yıllar. İnsanların su bulamadığı, ev bulamadığı, hayatın devamı için lazım olan hiç bir şeyin bulunamadığı, hayatın tersten baktığı yıllar.
Osmanlı Devletinin çalkantılı yılları, Çetelerin kol gezgiği yokluğun insanın iliklerine işlediği zulmün kol gezdiği yıllar. Çokurova öyle bir yer ki, dünyanın dört bir yanından ajanlar gelmiş Ermenisine Rum'una çaşıtlık çapıyor, garip insanlarım hayat derdine düşmüş bir tas yemek, bir parça ekmek yeter diyor.
Böyle bir dönemde yokluk ve yoksulluk içinde Kocadurmuş ailesinin şeferli üyeleri Çukurova'nın çöl sıcaklarında hayat mücadelesi verirken, Fransız ve Ermeni işgalleri başlıyor. Çil yavrusu gibi dağılmışlar. Uzunca yıllardan beri topraklarının bir kısmını bublar zaten zapdetmişlerdi, şimdi ise tamamını ellerinden almışlardı. Her biri ayrı diyarlarda hayatlarını devam ettirmenin derdine düştüler. Zaman çok acımasızdı. Açlık ve sefalet hiç de öyle bitecek gibi görünmüyordu. Çok uzun yıllar süren bu açlık ve sefalet yılları ailenin fertlerini bir birinden acımasız bir şekilde ayırdı.
Bugün bu ailenin fertlerine baktığımızda dağınıklığın ve tahribin şiddetini anlamak mümkün. Turan Kocadurmuş evini ve ailesini terkedip ardında hiç bir iz bırakmadan gidiyor. Ailenin en yaşlı üyesine Deden hakkında ne bilgi var? Nerede ölmüş? hiç bir cevap alamıyorum. Bu ne hazinbir öyküdür?
Aile fertleri birbirinden koptukça parçalanmanın şiddeti dahada artmış, Dundarlı Hala vardı Dedem muzaffer Aktaş'ın cenazesine gelmişti 1973 yılının 7 temmuzunda bir kez görmüştüm hayatımda yaşlı bir insan elini öpmüştük. Çok kötü şartlarda bile o insanlar birbirlerini görür dertleşirlerdi. Gözden ırak olan gönülden de ırak olurlarmış, bu gün hiç kimse birbirini tanımıyor.
Bu böyle gitmez, bu böyle gitmez. Kocadurmuş oğlunun çocukları bir birini tanıyacak bilecek, akrabasına sahip çokacak tanıyacak. Soyunu sopunu unutmayacak. Bizim misyonumuz bu olcak.
Birbimize gelmesekde beraber bir arada olmasakda, bayramlarda seyranlarda bu kopuk parçaları bir araya getireceğiz.
misyonumuzun ilerleyen safhasında büyük hedeflerimiz olacak. hiç olmazsa yılda bir gün dahi olsa bir yayla şenliği şeklinde de olsa Gürümze-Süphandere dolaylarında aile birlik şöleni düzenleyecegiz. Bu çalışmamızın son aşaması bu olacak. Böylece bütün aile fertlerimizi yılda bir günde olsa bir araya getirecek ve esas yaylağımız olan Süphandere -Gürümze-Kisenit dolaylarında bir araya getireceğiz.
Allah bize o günleri göstersin dileği ile. |