Soy kütüğü çalışmalarına başlama fikri ortaya çıktığında gerçekten uzun bir yol olacağını bilerek çıkmıştım. Başlangıçta ağı aksak ilerlemekteydi. Hiçbir bilgiye ulaşamıyor, kiminle konuştuysam bu iş olmaz kardeşim diyerek umutsuz havalar veriyorlardı.
Bu kötü hava içerisinde günlerce bilgisayarın başında programlar araştırdım, bulduğum bilgisayar programları benim amacıma hizmet etmiyordu. Oluşturacağım DVD bütün Kocadurmuşlara verdiğimde herkes bu DVD yi nasıl kullanacaktı? Bu soruları hep sordum. Ne yapmalıyım da Kocadurmuş ailesine ulaşmalıydım? Kendi nüfus kütüğümde araştırma yapmış ve sonuçları önemli miktarda almıştım, ama diğer akrabalarıma bir türlü ulaşamıyordum. Aylar geçmiş bir arpa boyu yol kat edememiştim. Araştırmalarımın bir kısmını Rüstem Kocadurmuşoğlu’na götürdüm. Bana kimlerle ne ölçüde görüşmem gerektiği konusunda yardımcı oldu, tavsiyelerde bulundu, bu çerçevede çalışmalarımı ilerlettim. Muammer Aktaş (amcam) ile önemli sohbetler yaptım ama elde ettiğim bilgiler ilerlememe hala engel oluyordu. Öğrenmiştim ki Tumlu Köyünden nüfusumuz nakil gelmişti. Önemli sıkıntı ise hala kimseye ulaşamıyordum, Soysallı köyü ile sınırlı kalmıştım, biraz Üçdut Köyü ve biraz Süphandere Köyündeki akrabalara ulaşmıştım. Yeterli gelmiyor daha derinlere gitmeliydim. İnternet üzerinden mesaj bombardımanı yapmak gerek bir site açmalı ve buradan etrafa yayılmalıyım düşüncesiyle bu siteyi açmaya karar verdim. Diğer tarafta ise araştırmaya hala devam ediyordum.
Soysallı ve Tumlu köylerinin nüfus kütüklerini incelerken büyük dedem olan Molla Dede’nin nüfus bilgilerine ulaştım(1860). O gün beni uyku tutmadı, sevinçten. Muammer amcam ısrarla büyük dedemiz “Molla Mehmet’tir” diyordu, ama nüfus kayıtları bunun tersini söylüyordu, telefon açtım, öğrendim ki amcam da tam bilmiyor, “olabilir demek ki Babam İbrahim’in adını verirken dedesinin adını vermiş” dedi. İşte bulmuştum, büyük dedemin kim olduğunu. Devam ettim aramaya nüfus kütüğünü karıştırdıkça yeni bilgilere ulaştım, Tumlu Köyünde büyük dedemin bir kız kardeşini buldum (1868 doğumlu Eşe Avcı) , Molla Dede ile aynı ana babadan olmaydı. Araştırmaya devam ettikçe daha çok bilgiye ulaşmaya başlamıştım. Bu arada nüfus kütüğünde araştırma yapma teknikleri öğrenmeye başladım, bu teknikleri kullanarak yeni kişiler bulmaya başladım.
Büyüklerimizin isimlerini söyledikleri ama hangi tarihte yaşadıklarını tam olarak bilemedikleri birçok kişiyi bu sayede gün yüzüne çıkardım. Örneğin “Hacı Bekir’in yurdu” Hacı Bekir köyümüzün kurucusu, Hacı Bekir, Ahmet Hoca’nın ve Molla Dede’nin hanımının dayısı derlerdi. Hacı Bekir ne zaman yaşamış, doğmuş kimse bilmezdi. Bu araştırmalarda ortaya çıktı ki Hacı Bekir 1834 yılında doğmuş, Soysallı Köyü nüfusuna kayıtlı bir insan, Hanımı Fatma ile bu köyün kurucusu olarak Soysallı köyünde yaşamış ve ölmüş.
c Çalışmalarımız ilerledikçe Kırmıt-Sağkaya kasabasının kurucusu Mustafa Kocadurmuş ve ailesinin köklerine ulaştım. Saim amcanın babası Mustafa ve onunda babası olan Mustafa Kocadurmuş’a ulaştım. Ceyhan Müftüsü Haydar Halil Hoca’nın (1881), bu Mustafa Kocadurmuş’la kardeş olduklarını ve diğer kız kardeşlerine kadar hepsine ulaştım. Bu bilgiler netleştikçe daha da heyecanlanıyor, daha çok öğrenmeliyim, diyordum.
Bu arada kurduğum site vasıtasıyla, sizler sağ olun akrabalarımız iletişim kurmaya başladırlar. Haberdar olanlar diğerlerini de haberdar ederek, alanı genişletiyorlardı. Alan hızla genişliyor, hala da genişlemeye davam ediyor.
Çalışmalar süratle devam ediyor, Tumlu, Sağkaya, Soysallı, Üçdut, Yeşilhüyük, Süphandere, Gürümze, Kisenit-Güzpınarı, Küçük Künye-Develi, Kozan ve diğerleri, araştırmalarımız hız kesmeden yoluna devam etmektedir.
Bu çalışmamız iki minvalde sürmektedir; birincisi bu gün yaşayan ve en son doğan çocuklarımıza kadar kayıt altına almak şekilnde.
İkincisi ise, birçoklarımızın isimlerini dahi unuttuğumuz eskiden yaşayanlarımızı yeniden gün yüzüne çıkarmak ve hayat hikâyelerini neşretmek.
Sonuç olarakta, tarihimizi ortaya koymak.
Bu amaçlarla ortaya çıktık ve bu amaç doğrultusunda bu çalışmayı yapmaktayız. Bu çalışmada emeği geçen bütün yakınlarıma akrabalarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Nizamettin Aktaş
|